Cumartesi , Eylül 25 2021
Ana Sayfa / Genel / Türkiye Büyük Bir Felaketle Daha Karşı Karşıya

Türkiye Büyük Bir Felaketle Daha Karşı Karşıya

Son 100 yılın en kurak kışını geçiren Türkiye için tehlike çanları çalmaya başladı. Özellikle yaz aylarında etkisini daha fazla gösterecek olan kuraklık için yetkililer uyardı.

Türkiye'de Kuraklık
Türkiye’yi Bekleyen Kuraklık

En son 2007’de büyük bir kuraklık felaketi geçiren Türkiye’de başta İstanbul olmak üzere birçok büyükşehirde ciddi sıkıntılar yaşanmıştı. 2013 yılı ve 2014 yılının başlarındaki yağış miktarı azlığı, suyun bilinçsiz kullanımı, kirlilik ve doğru planlanmayan alt yapı çalışmaları gibi birçok faktörün oluşturacağı kuraklık da, yaz aylarında bizleri zorlu günlerin beklediğinin göstergesi olur nitelikte.

En Çok İstanbul Etkilenecek

Türkiye’nin en çok göç alan şehri olan İstanbul resmi açıklamalara 14 milyona yakın insanın yaşadığı bir şehir haline geldi. Bu durumda popülasyonla da doğru orantılı olan kuraklık en çok İstanbul etkilerini gösterecektir. Kuraklık sadece su kesintilerini değil elektrik kesintileri gibi birçok problemi de beraberinde getirecek. Özellikle elektrik santralleri ile ilgili haberlere baktığınızda son yılların en kötü tablosunu görmek mümkün. Birçok HES şu an kullanılamayacak durumda. Türkiye’nin en önemli barajı olan Keban Barajı’nda su seviyesi 10 metreye kadar düştü.

Peki, Devletin Kuraklıkla İlgili B Planı Var mı?

Türkiye birçok doğal afet için önlem alması gereken bir konumda. Özellikle 1999 depreminden sonra birçok vatandaşımızı kaybettiğimizde bunu daha iyi anlamış olmalıyız.

Ancak devletimiz kuraklığı henüz bir felaket olarak görmemektedir. Halbuki, kullanılabilir su kaynakları Türkiye’de de sınırlıdır. Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde de ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaz aylarına girilmesine kısa bir süre kalmışken, devlet kuraklık için henüz bir önlem almamıştır. En büyük elektrik dağıtıcısı Keban Barajı ve benzeri barajlar kuruma noktasına gelmiş, bazı HES’ler durmuştur.

Suyun Tasarruflu Kullanımı
Her Damla Geleceğimizdir

Kuraklıkla Ancak Tasarrufla Başa Çıkılabilir

Kuraklığın şu anda en büyük etkeni olarak yağış miktarının azlığı olarak gösterilse de, Türkiye’nin asıl problemi su kaynaklarını bilinçsiz kullanımı. Yağış miktarının az olması geçici bir durum olmasıyla birlikte, suların bilinçsiz kullanımı, doğru yapılandırılamayan alt yapılar, kirlilik dolayısıyla doğal su kaynaklarının tüketilmesi gerçek sorun olarak görülmeli ve gösterilmelidir.

Kirlilik durumunu birçok STK’lar üstlenerek devam ettirse de, sağlıklı sonuçlar alınabilmesi için devletin el atması şarttır. Bunun yanında tasarruflu ürün kullanımı, yeşil binaların çoğaltılması gibi unsurlar özellikle kentsel dönüşüme girmiş İstanbul’daki yeni yapılandırılacak konutlar için şart koşulması gereken hususların başında gelmesi gerekmektedir.

Özel Sektör Tasarrufa Yönelmeli

Tasarruf konusunda devlet destekli önlemlerin şart olduğunun altını çizen Falcon Waterfree Technologies firmasının Genel Müdürü Hayati TOKA;

“Kentsel dönüşüm süreciyle yenilenen yapıların birçoğunu akıllı binalar olarak tasarlamak müteahhitlerin ve mimarların elinde. Özellikle tasarruf yapan ürünlerin bireysel veya ticari fark etmeksizin tüm konutlarda daha proje anında projeye dahil edilmesi ve bunun devlet tarafından zorunlu tutulması sorunlara daha başlangıçta önlem alınabilmesini sağlamaktadır.

Teknolojinin gelişmesi ile birlikte sıhhi tesisat alanın oldukça inovatif ürünler sunulmaya başlandı. Ancak insanların algısındaki bazı yerleşmiş düşünceleri yıkmak mümkün olmuyor. Falcon olarak Türkiye pazarına susuz pisuvarla giriş yaptığımızda insanlar sağlık açısında pek hijyenik bulmuyorlardı. 6 senelik bir uğraş susuz pisuvarların, sulu pisuvarlara oranla daha hijyenik olduğu fikrini benimsetebildik.

Susuz pisuvar örneğinde de gördüğümüz gibi nihai tüketicinin başlangıçtaki problemi bireysel düşüncesinden çıkıp olaya toplumsal ve çevresel faktörlerle bakamıyor olması. Susuz pisuvar deneyimlediği gibi bir düşünce belirlenmiş, alışılmış ve asla yeni bilimsel bir durumu kabul etmeye yanaşmıyor. Halbuki bu tip ürünlerin çevreye, doğal kaynakların kullanımına ve ceplerine çok faydası olduğunu o düşünceyi aşabilirlerse görmüş olacaklar. Benim nihai tüketiciye asıl tavsiyem bireysel beğenilerden çok –tabii ki bireysel düşünceler ve beğenilerde çok önemli ancak- toplumsal ve çevresel faktörlere göre ürün tercih etmeliler. Doğal kaynakların korunması ve sürdürebilirliğinin sağlanması için bireysel hareketlerde oldukça önemli olduğunu göz önünde bulundurmalılar. Başka bir sosyal sorumluluk olayı olan gerçek kürk için hayvan katliamına nasıl karşı çıkıyorlarsa, yaşamımızı devam ettirebilmek için, doğal kaynak kullanımı için de aynı hassasiyeti göstermeliler” şeklinde konuştu.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.