Çarşamba , Haziran 23 2021
Ana Sayfa / Haberler / Dünya'da Teknoloji / Bilim Adamları Deniz Tabanında Şimdiye Kadarki En Yüksek Mikroplastik Seviyeyi Tespit Etti

Bilim Adamları Deniz Tabanında Şimdiye Kadarki En Yüksek Mikroplastik Seviyeyi Tespit Etti

Uluslararası bir araştırma projesinde bilim insanları, deniz tabanında sadece 1 metrekareyi kaplayan ince bir tabakada 1,9 milyon parça ile şimdiye kadar kaydedilen en yüksek mikroplastik seviyesi tespit ettiler.

Günümüzde okyanuslara her yıl 10 milyon tondan fazla plastik atık karışmakta ve bu atıklar maalesef denizlerde yüzen adalar oluşturacak kadar yoğunlukta olabilmektedirler. Plastik atıklar konusunda birçok ülkenin çöp poşetleri, pipetler vb. plastiklerin denizlere atılmamasına yönelik farklı farkındalık kampanyaları yapmasına rağmen, bu kampanyalar tüm okyanuslardaki giren plastiğin önlenmesinde çok düşük bir etki yaratmaktadır. Yapılan araştırma ile geriye kalan kontrolsüz devasal plastik atıkların denizlere karışmasının önlenemediği ve bunların derin denizlere kadar ulaştığı tespit edilmiştir.

Credit: © dottedyeti / Adobe Stock
Credit: © dottedyeti / Adobe Stock

Bu hafta Science dergisinde yayınlanan Manchester Üniversitesi, İngiltere Ulusal Oşinografi Merkezi, Bremen Üniversitesi, IFREMER ve Durham Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, derin deniz akıntıları ile küçük plastik parçaları ve lifleri deniz tabanından taşıyan konveyör bandına benzer yapılar olduğu görülmüştür. Bu da deniz üstünde görülen adacıkların deniz tabanında da oluşabileceğini göstermiştir.

Manchester Üniversitesi’nden araştırmanın baş yazarı, Dr. Ian Kane; hemen hemen herkesin yüzen plastikleri ‘çöp adalarını’ duyduğunu, ancak derinlerde ve deniz tabanında buldukları yüksek mikroplastiklerin kendilerini şoke ettigini söyledi. Mikroplastiklerin denizlerde eşit olarak dağılmadığını keşfettiklerini, bunun yerine bu atıkların güçlü deniz taban akımları ile belirli alanlarda yoğunlaşarak taşındıklarını tespit ettiklerini ifade etti.

Yapılan araştırmada deniz tabanındaki mikroplastiklerin esas olarak tekstil ve giyim elyaflarından oluştuğu, bu tip mikroplastiklerin özellikle evsel atıkların su arıtma tesislerinde etkili bir şekilde filtrelenmemesi nedeniyle nehirlere ve okyanuslara kolayca karışmasıyla yoğun olarak kirlilik oluşturduğu aktarılmıştır. Yine çalışmada derin denizlere karıştıktan sonra mikroplastik lifler ve parçalar büyük tortu sürüklemeleri içinde deniz tabanında sürekli akan akımlar (‘alt akımlar’) tarafından kolayca taşındığı ifade edilmiştir.

Derin okyanus akıntılarının ayrıca oksijenli su ve besin maddeleri taşıdığı bilinmekte, yani bu da deniz tabanındaki mikroplastikleri tüketebilecek veya emebilecek önemli ekosistemleri barındırabileceği anlamına gelmekte.

Bilim adamlarından oluşan bir ekip, Tiren Denizi’nin deniz tabanından tortu örnekleri toplamış ve bunları derin okyanus akıntılarının kalibre edilmiş modelleri ve deniz tabanının ayrıntılı haritalaması ile birleştirmiştir. Laboratuvarda kızıl ötesi spektroskopi kullanılarak platik parçalar sayılmış ve analiz edilmiştir.

Araştırmanın önemli aktörlerinden biri olan Ulusal Oşinografi Merkezi’nden Dr. Mike Clare, yapılan çalışmanın plastiklerin gelecekte doğal ortamlara akışını sınırlamak ve okyanus ekosistemleri üzerindeki etkileri en aza indirmek için gerekli politik müdahalelere duyulan ihtiyacı ortaya çıkardığını ifade etmiştir.

Sizce de insanlık olarak artık bilim adamlarının uyarılarını dikkate alarak gerçekten etkili farkındalık hareketleri ve çevre politikaları oluşturmamızın zamanı gelmedi mi?

Kaynak: Sciencedaily.com

Makale Referansı: Ian A. Kane, Michael A. Clare, Elda Miramontes, Roy Wogelius, James J. Rothwell, Pierre Garreau, Florian Pohl. Seafloor Microplastic Hotspots Controlled by Deep-Sea CirculationScience, 2020 DOI: 10.1126/science.aba5899

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetans WP-Copyprotect.